Yamaç paraşütü sporuna başlangıç yaptım. Daha önce uçak yolculuğu ve askeri helikoptere binme hariç hiç uçuş yapmamıştım. Yükseklere olan tutkum nerden geldi bilmiyorum. Babamda yükseklik korkusu var. Balkona cama çıkamıyor. 2-3 metre yükseklikten bile aşağı zor bakıyor. Benim fotoğraflarıma ise hiç bakamıyor. İyi ki böyle şeyler genetik değil, babadan oğula geçmiyor.

İş arkadaşım Hakan, yamaç paraşütü eğitimi var haydi gidelim diye çıkageldiğinde doğal olarak duraksadım. Önce bir tandem (tecrübeli bir pilot ve yolcu ile yapılan iki kişilik uçuş) nasıl bir şey görelim diyerek frenlemeye çalıştım çünkü Hakan çoktan uçmaya başlamıştı bile. Bana bu fırsatı her zaman bulmanın kolay olmadığını anlattı. Benim aklımda, bu işi öteleyip daha fazla araştırma yapma düşünceleri vardı.

Ama Hakan’ın sürekli espriyle karışık kucakta mı uçacaksın dokundurmalarına daha fazla direnemedim. Birlikte eğitime katılmaya karar verdik. Öncesinde biraz evrak hazırlama işleri falan oluyor. 5’li uzman doktor heyetinden sağlık raporu almak gerekiyor. Hastane işleri bildiğiniz gibi zaman alıcı şeyler. Muayene sırasında aklıma hep “peki uçabilecek miyim doktor bey” esprisi yapmak geldi ama yanlış anlaşılıp bu çocuğun pisikolojik sorunları var herhalde diye düşündürmek istemedim. Nihayetinde üstünde “Paraşütle uçuşa ve atlayışa elverişlidir” yazan raporumuzu aldık. Başında paraşütle olduğunu belirtmeleri yerinde olmuş; genel bir ifadeyle yazılması komik olabilirdi 🙂

Eğitimin ilk günü uçuş yapılan tepede tecrübeli sporcuları izlemeye gittik. İlk defa böyle bir ortam görüyorduk. Biraz korktuk açıkçası. Burada bu iş bana göre değil diyen ve eve dönen arkadaşlarımız oldu. Doğal olarak bende de bir korku oluştu. Ancak bu gibi durumlarda etrafa korku yayan iç ve dış seslerden uzaklaşmak en iyisi. Yoksa beyin, bahaneler üretip vazgeçirmeye çok meraklı bir organ. Eğitimin en önemli kazanımı belki de bu oldu. Daha önce hiç bilmedeğimiz bir konuda bize cesaret aşıladı. Yamaç paraşütü, kendi başına deneme yapılma yöntemiyle veya bir arkadaş yardımıyla öğrenilen bir spor değil. Mutlaka bu işi bilen, profesyonellerden yardım alınması gerekiyor.

Biz de başlangıç eğitimi için Fenomen Air Sports kulübünden yardım aldık. Eğitim yeri İstanbul’a araçla 2 saatlik uzaklıkta Sakarya’nın Serdivan ilçesinde bulunuyor. Eğitim teorik ve pratik olarak iki kısımda yapılıyor. Teorik dersler şehir içinde firmanın derslik olarak kullandığı yerde yapılıyor. Uçuşlar 240 metre rakımlı Kırantepe’de yapılıyor. Bu tepe ile Fenomen Air Sports dersliği arası araçla 5 dakikalık mesafede. İstedikleri zaman hızlıca tepeye gidip gelinebiliyor. Haftasonu Kırantepe’ye yerel halk da geliyor, uçuşları seyrediyorlar ve tandem uçuş yapabiliyorlar. Bu tepenin güzel bir özelliği var. Kalkış noktasından havalandıktan sonra aynı yere iniş yapılabiliyor. Tandem uçmak isteyenleri kalkış yaptıktan sonra 20-30 dakika uçurup sonra tekrar aynı yere iniş yapıyorlar. Böylece tepenin aşağısındaki iniş alanına inip oradan tekrar araçla gelme gibi bir zaman kaybı olmuyor. Güzel bir uçuş ekosistemi kurulmuş. Şenlik havasında geçiyor haftasonları…

Abdullah YILDIZ hoca =>
2003-2009 yılları arasında Türk Hava Kurumunda eğitmenlik yaptıktan sonra 2010 yılında Fenomen Air Sports’u kurmuş.
Uçuş yaptığımız ilk gün, hepimiz ilk uçuşları tamamladıktan sonra aşağıda iniş alanında toplandık. Öğlen vakti geldiği için ara verip bir AVM’de yemeğe gitmeyi planlıyorduk.Abdullah hoca son kişi olarak tepede kaldığı için onun da gelmesini bekliyorduk.

Abdullah hoca telsizle firmanın aracını kullanarak yemeğe gitmemizi söyleyen bir anons geçti. Ardından da “Ben uçarak size yetişirim” dedi. Hepimiz güldük. Espri yaptığını sanıyorduk ama gerçek çıktı. AVM’ye vardığımızda hemen arkamızdan o da yamaç paraşütüyle süzülerek geldi ve otoparkın yanındaki boş alana iniş yaptı.

Hepimiz hayranlıkla bakakaldık. Vay arkadaş ne hayatlar yaşanıyor dedim içimden. Bir yandan da aklıma Gülen Gözler filmindeki Vecihi karakteri geldi 🙂 AVM’nin teras katına inebilirmiş aslında (İzin vermiyorlarmış), o zaman bizden önce yemek siparişlerini verirdi herhalde 🙂

Başlangıç sertifikası alabilmek için önce 20 saatlik bir teorik ders alınıyor. Öğrenilenlerin test edileceği bir sınavı geçtikten sonra yer çalışmaları başlıyor. Bu aşamada ayakların yerden kesildiği 6-7 metrelik alçak bir tepede çalışmalara başlanıyor. En yorucu kısım yer çalışmaları. Burada da genel gidişat iyiyse Kırantepe’de uçuşlara başlanıyor. Sertifika alabilmek için aşağıdaki videodaki gibi en az 7 adet yalnız uçuş yapmak gerekiyor. Uçuş sırasında eğitmen ile sürekli bir telsiz bağlantısı açık oluyor. Eğitim sonunda başarılı olanlara uluslararası geçerliliği mevcut olan FAI ve THK onaylı Yamaçparaşüt Başlangıç Sertifikası veriliyor.

Eğitim sırasında yer çalışmalarında sırtımda bir kanat taşımaya ve ona direnmemeye zor alıştım. İlk başta bir at gibi ona hükmedebileceğimi sanıyordum. Sonra yanıldığımı anladım. Yeri gelmişken paraşütlerin kumaş kısmına kanat veya kanopi deniyor. Konuşmalarda paraşüt değil daima kanat kelimesi geçer.

İlk uçuş öncesi ne olacağını bilmediğim için bir gerginlik yaşadım. Ancak sonraki uçuşlarımda adrenalinle birlikte keyif duymaya ve tekrar tekrar uçmak istemeye başladım. Eğitim sırasında kanat ve diğer tüm malzemeleri size eğitim aldığınız yer sağlıyor. Ancak başlangıç eğitimi sonrası bu spora devam etmek istiyorsanız sizden kendi uçuş malzemelerinizi satın almanız bekleniyor.

Bir kartal için süzülerek yere inmek sıradan bir olay. Bir insan için aynı duyguyu yaşamak heyecan verici bir deneyim.
Eğitim sırasında başka bir grup Abdullah hocadan izin alarak drone (yerden kumandalı hava aracı) ile özel video çekimi yaptılar. Görüntüleri biz de istedik sağolsunlar verdiler. Onların çekim yaptığı sırada bizim uçuş da denk gelmiş. Görüntüler belgesel çekimi gibi ve güzel.

1 haftalık eğitim süresince Serdivan akşamlarını kafe ve restorantların olduğu ana caddesinde geçirdik. Burada Mavi Durak Izgara isimli bir yerde ekmek arası arnavut ciğeri yedim. Çok lezzetliydi. Ya da gün boyu yorulup acıktığım için bana ne yesem lezzetli gelecekti bilemiyorum. Mekanda yemek kamyonu şeklinde dekorasyon yapmışlar. Dünyadaki trendler burada da yakından takip ediliyor. Başka yerlerde de yemek yedik. Farklı konseptte restorantlar var. Bir tanesinin konsepti çalışan giysileri ve dekarasyonu dahil herşey Redkit ve Dalton’lar üzerineydi.

Bu yazıyı hazırladığım sırada Türk cerrah Mehmet Susam’ın Wingsuit ile Alpler’den atlayışında öldüğü haberini okudum.Hem değerli bir doktor hem de 20 yıldır paraşüt atlayışları gerçekleştiren tecrübeli birinin kaybı hepimizi üzdü. Wingsuit ile bir tepeden atlayış ve kayalıklara yakın uçuşlarda hep tecrübeli kişilerin hayatını kaybetmesi bu sporun teknolojik açıdan gelişmeye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

Yamaç paraşütünde acil durumlar için yedek kanat taşınıyor. Acil durumlarda onu çekip açabiliyorsunuz. Bir de güvenlik açısından şöyle bir durum var: Kanatlar başlangıç, orta seviye veya performans denilen cinste üretiliyor. Başlangıç seviye kanatlar bazı pilotaj hatalarını düzeltebilen güvenilir özellikler içeriyor. Pilotun yaptığı ufak hataları kanatın kendisi tolere edebiliyor. Ancak Wingsuit’de herhangi ufak bir hatanın telafisi yok. Yamaç paraşütündeki gibi bir tasarım veya yardımcı başka araçların Wingsuit için geliştirilmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Ben yamaç paraşütünü dağ faaliyetlerimde zirveye tırmandıktan sonra iniş kısmında kullanmayı hayal ediyorum. Yabancıların deyimiyle Hike & Fly. Zaten yamaç paraşütünün ilk çıkış amacı da bu. Rüzgar hızı 30 km/s üzerinde olduğunda uçuş limitlerini geçmiş oluyor. Dağ koşullarında yüksek irtifadaki rüzgarlı ve stabil olmayan hava koşullarında uçmak için epey tecrübeli olmak gerekiyor.

Uçuş için şu malzemeler gerekiyor:
Kanat + ipler + yedek paraşüt + kask + kolon iplerinin bağlandığı, sırta geçirilen ve harnes olarak adlandırılan uçuş koltuğu. Bunlara ortalama 2000-3000 euro bütçe ayırmak gerekiyor. Günümüzde en hafif malzemeler kullanıldığında yaklaşık 6 kg kadar bir ağırlığı var bu malzemelerin. Tırmanış sırasında ciddi bir ağırlık bu. Normal bir ekipmanın 12-13 kg. kadar ağırlığı var. Standart uçuş koltuğu yerine tırmanışta kullandığımız emniyet kemeri çok kolay bir şekilde özel üretim yapılabilir tahmin ediyorum. Kask da zaten tırmanış için götürdüğümüz standart bir teknik malzeme. Sonuçta uçuş için ekstra 3-4 kilo’ya kadar inebilir taşıyacağımız malzemeler. İleride daha hafif ve ekonomik ürünler üretilmesini heyecanla bekliyorum…

Bu eğitim sayesinde Aerodinamik ve meteroloji ile ilgili güzel bilgiler de öğrenmek mümkün oluyor. Türk Hava Kurumunun hazırladığı Yamaç Paraşüt el kitabı burada var. İçinde güzel bilgiler var; okumanızı tavsiye ederim.

1 Yorum

Bir Yorum Yazın